Salı, Aralık 27, 2005

Güvenlik podcasti "Security Now"

Yaklaşık üç aydır, Tech TV editörlerinden Leo Laporte'nin haftada bir yaptığı Security Now isimli podcasti dinliyorum. Genel güvenliği ilgilendiren birçok konuda, herne kadar giriş seviyesinde bile olsa önemli bilgiler veren, güzel bir yayın. Özellikle evden işe, işten eve giderken mp3 playerınıza yükleyip dinlemeyi tavsiye ederim.

Şimdiye kadar 19 bölüm yayınlandı. Yayınlanmış bölümleri indirmeniz, ya da okumanız mümkün. Özellikle, insanlara güvenliği anlatırken kullanılabilecek dil konusunda önemli ipuçları var.
Devamı

Pazartesi, Aralık 26, 2005

Internet gezgini güven(siz)liği

Araştırmayı ben de Bruce Schneier blog'unda yayınlayınca farkettim.

Araştırmacılar 2004 boyunca MSIE, Firefox ve Opera'daki "bilinen güvensiz" günleri saymışlar, yani bir güvenlik açığının var olup yamasının yayınlanmamış olduğu günleri.
MSIE %98 güvensiz çıkmış, başka bir deyişle araştırma senesi boyunca sadece 7 gün bilinen güvenlik açıklarına karşı yamaları mevcut bir gezgin sunabilmiş kullanıcılarına. Firefox %15, Opera ise %17 güvensiz çıkmış.

Toplam güvenlik açığı sayılarından daha tutarlı bir yaklaşım gibi değil mi ;)
Devamı

Türk Ceza Kanunu'nda Bilgi Güvenliği Hükümleri

Türk Hukuk Sistemi'nde yapılan reform çalışmalarının bir parçası olarak, geçtiğimiz aylarda Türk Ceza Kanunu(TCK) da baştan başa değişti. Yeni TCK'daki düzenlemerin önemli bir kısmı da bilgi güvenliğini ilgilendiriyor.

TCK'daki bilgi güvenliği ile ilişkilendirilebilecek düzenlemeler iki ana başlıkta toplanabilir. Bunlar "Özel Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar" ve "Bilişim Sistemine Karşı Suçlar" olarak değerlendirilebilir. Özel Hayatın korunmasına ilişkin hükümler eski TCK'da da vardı. Yeni sürümde bazı hükümlerin ağırlaştırıldığı ve detaylandırıldığını görüyoruz. "Bilişim Sistemine Karşı Suçlar" ise ilk defa düzenlenen hükümler içeriyor.

Özel Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar

Özel Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar Bu alanda ana konular, "Haberleşmenin Gizliliğini İhlal", (Madde 132) "Kişilerin Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması" (Madde 133), "Özel Hayatın Gizliliğini İhlal" (Madde 134), "Kişisel Verilerin Kaydedilmesi" (Madde 135), "Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Verilmesi veya Ele Geçirilmesi" (Madde 136) başlıklarında toplanıyor.

Bu alandaki değişiklikler hayatımıza yansımaya hemen başladı bile. Artık hemen her çağrı merkezinde görüşmelerin kayda alınmakta olduğu bir anons ile arayan kişiye bildiriliyor. Böylece, "Kişilerin Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması" konusunda suç teşkil edebilecek, haberi olmadan kayıt yapılması durumu, arayan kişiye anons yolu ile bildirim yapılarak engellenmiş oluyor. Aynı şekilde, telefonla görüştüğünüz bir kimsenin sözlerini, tek taraflı olarak, haberi olmadan kayıt altınak da bireyler için suç teşkil edebilecek durumlar. Bu ve buna bezer kayıtların, üçüncü taraflarla paylaşılması da yine suç.

TCK'nın hayata geçmesi sırasında ve sonrasında özel hayatın gizliliğine ilişkin suçların basın yoluyla işlenmesi konusu oldukça etraflı bir biçimde tartışılmıştı. Ancak, bunun dışında, şirketlerimizin müşterileri, iş ortakları ve çalışanlarıyla ilişkilerinde hangi bilgileri kaydettikleri, bu bilgileri nasıl ve kimlerle paylaşıldığına ilişkin işleyişlerin suç teşkil etmesi riski de vardır. Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Standardı kapsamında işlenen alanlardan bir tanesi de "Uyumluluk" olduğundan, şirketlerin uyması gereken hukuki şartlar arasında bu konuların da değerlendirilmesi, ve risk analizlerimizin ve süreç tasarımlarındaki kontrollerin bu tür hataları da kapsayacak şekilde geliştirilmesi gerekiyor.

Bilişim Sistemine Karşı Suçlar

[Yeni] TCK'da bilgi güvenliği açısından en kapsamlı değişiklik, bilişim sistemlerine karşı işlenen suçların da tarif edilmiş olması ile ortaya çıkıyor. Artık, "Bilişim Sistemine [İznsiz] Girmek" (Madde 243) bir suç olarak tarif ediliyor, "Sistemi Engellemek", "Sistemi Bozmak" ve "Verileri Yok Etmek ve Değiştirmek" (Madde 244) bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olan suçlar olarak belrileniyor.

Bilmek veya Bilmemek

Elbette koskoca TCK'da herhangi bir şirketi bilgi güvenliği açısından ilgilendirecek maddeler ve konular sadece bunlar olmayabilir. Hangi sektörde çalışıp, ne gibi işler yaptığınıza bağlı olarak, sizi etkileyen başka maddeler de bulunuyor olabilir. Dolayısıyla, kendi konularımızı tespit etmeyi amaçlayan bir gözlük ile TCK üzerinde çalışmak gerekiyor.

Türk Ceza Kanunu bildiğim kadarıyla kurumları değil kişilere yönelik bir düzenleme. Yani şirketinizin bir uygulamasından kaynaklanan bir suç işlendiğinde, şirket tüzel kişiliği için değil, şirketin yöneticileri ve söz konusu işlemleri gerçekleştiren gerçek kişilerin sorumluluğu doğmaktadır.

Peki bu maddeleri bilmemek ve üzerinde çalışmamış olmak kimseyi sorumluluktan kurtarır mı? Yine Türk Ceza Kanunu'nun 4. maddesi ?Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılamaz" demektedir. Dolayısıyla bireysel ve kurumsal boyutta bu hükümlerin bilinirliğini yaymak ve davranış ve çalışmak şekillerimizi buna göre ayarlamak, sandığımızdan önemli ve acil olabilir.

Örneğin 23 Aralık 2005 tarihli Milliyet gazetesinde "Bilişim Sistemine Karşı Suçlar" kapsamında, işlediği suçların toplamından 3 - 7 yıl hapsi istenen öğrenci ile ilgili haberi aşağıda bulabilirsiniz.

***

Geleceğini de 'hack'ledi - Milliyet 23/12/2005

ODTÜ öğrencisi Cumhur Onat, 'yeteneğinin sınırlarını ölçmek için' internette en çok okunan haber sitelerinden 'internethaber'i çökertti. Yakalanan Onat, site yöneticilerinin kendisini affetmesine rağmen cezaevine gönderildi

Türkiye'nin en çok tıklanan haber portallarından biri olan 'internethaber. com'u 'hack'leyen, sitenin domain şifresini kıran ODTÜ öğrencisi 20 yaşındaki Cumhur Onat, yeni TCK'ya göre, 7 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmak üzere cezaevine gönderildi.

'Tüm haklarımı almış'
İnternethaber sitesinin imtiyaz sahibi ve Star gazetesi yazarı Hadi Özışık, bilgisayar korsanını cezaevine gönderen süreci şöyle anlattı: "19 Aralık akşamı, sitenin yayınını sağlayan Ankara'daki servis sağlayıcı beni arayıp sitenin hack'lendiğini söyledi. Siteyi hack'lemek çok kolay. Ama çocuk, ancak bir dâhinin yapabileceğini yapmış, benim şifremi kırıp domain'imi (internet kimliği) almış. Tüm haklarımı ele geçirmiş."

Ve polis baskını...
Servis sağlayıcının altı kişilik bir ekip kurduğunu ve hacker'ın yerini gece yarısı IP numarası sayesinde belirlediğini kaydeden Özışık şöyle devam etti:
"'Ankara Dikmen'de oturuyor, ODTÜ İnşaat Mühendisliği ikinci sınıf öğrencisi' dediler. Baktık, o saatte bilgisayarın başında. Telefon numarasını aradım, ev olduğunu anlayınca kapattım. Sabah ilk uçakla Ankara'ya gittim. Cumhuriyet Savcısı Adil Kubat, konuyu biliyordu; hemen duruma el koydu. Organize Şube'den polislerle eve baskına gittik. Bilgisayarlarına ve hard disklerine el konuldu."
Eve baskın sırasında çocuğun okulda olduğunu söyleyen Özışık, emekli polis babasının, taksi şoförlüğü yaptığını belirterek "Babası oğlunun önemli bir sınavda olduğunu söyledi. Sınav çıkışına kadar bekleyip yakaladık" dedi.
İfadesinde Onat'ın 'pişman olduğunu, sadece yeteneğinin sınırlarını ölçmeye çalıştığını' anlattığını söyleyen Özışık, şöyle konuştu:

'Bu olay bir mesaj'
"Siteyi Almanya'daki bir siteye yönlendirmiş, satılık listesinde adımız geçiyor. Savcı talimatıyla siteyi geri aldık. Cumhur tam bir bilgisayar dehası. Geleceği çok parlak. Çok ağladı, özür diledi. Abisi, Harp Okulu'nda öğrenciymiş. Babası da yıkıldı. Zaten kötü niyet yok, yoksa neden evinden yapsın. Şikâyetten vazgeçtim ama kamu davası açıldı. Ankara 5. Sulh ve Hukuk Mahkemesi'nde davası görüldü, önceki gece Ulucanlar Cezaevi'ne gönderildi. 243 ve 244. maddelerden, 3 ile 7 yıl arası hapis istemiyle yargılanacak."

Bu olayın örnek olduğuna dikkat çeken Özışık, "Gençler kendini yakmasın. Bu olay Türkiye'ye çok önemli bir mesaj" dedi.
Devamı

Pazar, Aralık 25, 2005

Bilgi Güvenliği Denince Aklınıza Ne Geliyor

Bilgi güvenliği denince aklımıza gelen şu hırsız, korsan, "hack", saldırı metaforlarından kurtulmanın vakti gelmedi mi artık? Derdimiz saldırgan olunca önlemimiz de bir güvenlik duvarı almak, saldırı tespit sistemi almak gibi ürün temelli bir çözümle sınırlı kalıyor. Aklımızıda bir çivi, çekiçlerin peşinde koşuyoruz.

Öte yandan, "Bilgi güvenliği bir süreçtir" sözünden ne anlıyoruz? Aklımızda "süreç" denince ne açılıyor, onu bilmiyorum, ama bu sözün altını biraz doldurmak lazım. Çarpıcı birkaç örnek, süreç denince ne anlamak gerektiğini gösterebilir.

8 Aralık günü Japon, Mizuho bankasından borsada işlem yapan bir yetkili, 1 J-Com hissesini 610.000 Yen'den satmaya çalışırken, 610.000 adet J-Com hissesini 1 Yen'den sattı. Küçük bir fark. Bilgi güvenliği üzerine çalışan kişiler olarak, buna doğruluk / bütünlük problemi diyoruz. Bu riski öngörmeyip, sadece ezberden "Evet" denerek geçilebilecek bir doğrulama mesajına güvenlik kontrolü mü diyorsunuz? Sistemin böylesine hatalı bir işlem için, satış fiyatını en azından son kapanış veya son işlem ile karşılaştırıp ek bir kontrol, yorum, önlem, uyarı vermesini beklerdim doğrusu. Ama böyle bir kontrolü hayal bile etmediklerinden belki, sadece "kullanıcılarına güvenmişler". Ne kadar güzel :)

Belki bu güvenin 30 Milyar Yen (yaklaşık 210 Milyon Euro) değerindeki maliyeti, işlemler ve diğer bilgi varlıklarının karşı karşıya olduğu, gizlilik, doğruluk ve bulunurluk risklerini gözden geçirip, süreç içerisindeki eksik kontrollerin belirlenmesi için bir motivasyon olabilir. Böylece belki, veriyi daha oluştuğu noktada doğrulamak sayesinde bu tür bir kaybın tekrarından kaçınmak mümkün olabilir.

Peki bilgi güvenliği için illa ki, bilgisayar ortamında olmak mı lazım? Bir tane de Türkiye haberi verelim. 7 Eylül 2005 tarihli Radikal gazetesindeki haber'e göre "Otluca Hidrolik Santralı üretim lisansı ihalesinde en yüksek teklifi 7 trilyon 260 milyon YTL (5 trilyon 248 milyar 752 milyon dolar) ile yanlışlıkla Aksa Enerji Üretim" vermiş. "Yazılı teklifine TL yerine YTL yazan Aksa Enerji, Türkiye tarihinin en büyük ihalesine imza atmış oldu."

"İhale Komisyonu Başkanı Murat Erenel, Aksa'nın teklifinde maddi bir hata bulunduğunu, ihaleye katılan diğer firmalara bu maddi hatayı kabul edip etmeyeceklerini sordu. İhale katılan firmalardan Beyobası temsilcisi Ömer Bağcı maddi hatayı kabul etmeyeceklerini söyledi". Dolayısıyla teklif geçerli sayıldığı için, muhtemeldir ki, işin akibetini bilemiyoruz ama, firmanın teminatını yakmasıyla sonuçlanacak bir kayıba uğrayacağını tahmin edebiliriz.
Devamı

Çarşamba, Aralık 21, 2005

Saatli Maarif takviminden IT haberleri..

90 lı yıllarda hala üniversite sıralarında dirsek çürütmekle beraber, okuduğum bölümle çokta alakalı olmasa da bilgisayar merkezine gidip o yeşil ekranların önüne geçer ve aklımızca haylazlık yapardık...

O zamanlar daha www diye bir olgu en azından okulda yoktu. 96 da sanırım lab bilgisayarlarında artık Netscape çalisabiliyordu (Ne hikmetse kullanma iznimiz yoktu ama). Biz bu arada IRC odalarına takılıp, nuke yapmaya, bilmediğimiz bir PC nin CD sürücü kapağını hayalet vari çıkarıp sokmaya çalışırdık...

O günlerden bu yana çok şey değişti, kullanılan yöntemler, yazılımlar vs; ama güvenlik açıklarının istikrarlı gidişatı hiç değişmeyecek sanırım.

Güvenlik açıklarının mazileri 24 yıl öncesine dayanmakta , takvimler sene 1981 aylardan ağustos günlerden Pazarı gösterirken, bilinen ve dokümante edilen ilk güvenlik açıkları tarihteki yerlerini almış:

UNIX-V6 su File Descriptor Exhaustion Local Privilege Escalation ve Sendmail Unspecified Multiple Security Issues...

Tarihi bugünle tutturamadık ama artık o da affola...

Not :OSVDB daha eskisini bulup ispat edenlere ödül vaat etmekte...

ilgilenenlere duyurulur :)

Şartlar ve iletişim için tıklayabilirsiniz.
Devamı

Perşembe, Aralık 15, 2005

Kurumsal Güvenlik Politikaları

2005 yılında güvenlik tehditlerinin oldukça arttığı fakat buna karşın firmaların gerekli önlemleri almadıklarını da içeren bir rapor gözüme ilişti geçen gün.

Çok kısa şekilde rapordan çıkan bir noktayı size aktarmak istedim:

  • Güvenlik tehditlerinin artmasına rağmen, katılımcıların sadece %37 si bir güvenlik politikasına sahip olduğunu, %24 ü ise politika geliştirmeyi umduklarını ifade etmiş..
  • Bir CISO veya CSO ya sahip şirketlerin şansı %62 ile biraz daha fazla görülüyor...

Raporun kendisine ve daha detaylı sonuçlara ulaşmak isteyenler için: The State of Information Security, 2005 - Part One ve Part Two
Devamı

Pazartesi, Aralık 12, 2005

Olmalı mı olmamalı mı, şu PKI nasıl olmalı ?

Kısa ve kabaca özellikle kağıt ortamından elektronik ortama sıçrayışımızda güven ilişkilerinin ve gizliliğin sağlanması ile ilgili teknoloji desek PKI için ne abartmış ne de tanımı çok kısaltmış oluruz sanırım.

Son zamanlarda hayatımıza girmeye başlayan Elektronik İmza Kanunu ve buna ait düzenlemelerle giderek adından da epeyce bahsettirdi, bahsettirecek.

Bu sayede bir çok kişi PKI için ?her eve lazım bir teknoloji? kıvamında yaklaşım içerisine girmeye başladı ya da başladık.

Fakat madalyonun diğer yüzü bu işin kullanıma geçmesinin hiç de öyle kolay olmadığını gösteriyor. Aslında gözümüzün önünde duran fakat göz ardı ettiğimiz veya çok dikkat etmediğimiz bir nokta var ki o da PKI ın ?I? sı yani Infrastructure - Altyapı :

Bu teknolojinin kurulmasından tutunda mevcut sistemler içerisine entegre edilmesine kadar bir çok noktada zorluklar mevcut.

PKI projeleri genellikle sadece teknik bir iş olarak görüldüğünden dolayı bu zorluklarla başa çıkmak için gerekli olan planlama safhası göz ardı ediliyor. Mevcut iş süreçleri ve uygulamalara entegrasyonu göz ardı etmek de, aday kurumlara maliyet olarak geri dönmekte.

Tabii işin doğası gereği gelen maliyetler de düşünülmeli: Sertifika yaratılması, kullanıcı yazılımlarının veya cihazlarının alınması, kurulması ve bakımları, kurulan yapının sürekliliğinin sağlanması, destek hizmetlerinin planlanması ve kurulması vs. ucuz süreçler değil.

PKI altyapılarının hayata geçirilmesinde genel olarak bazı maliyet örnekleri şöyle:

? Irlanda hükümeti vatandaşlarının elektronik ortamda bu teknoloji ile güvenli oy kullanabilmesi için 48.6 milyon Euro harcadı.

? Uganda evet yanlış okumadınız Uganda, 2001 yılında kullanamadığı e-voting için 22Milyon Dolar harcadı.

? İngiltere de online üniversite projesi için 23.5 Milyon dolar harcanmış fakat 900 öğrenci çekilebilmişti.

? Hindistanda ise 200 pilot proje online servisler için geliştirilmeye çalışılmış fakat yaklaşık olarak yarısı başarısız olmuştur.

? Özellikle dünya genelinde hükümetler tarafında gerçekleştirilen PKI projelerinin %85 inin planlama eksikliği nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandığını görüyoruz.

Yapılan araştırmalar baştan başa bu sürecin %70 inin planlama safhası ile geçtiğini gösteriyor. Bu kadar ciddi bir ağırlığa sahip kısmı es geçtiğiniz zaman projenin başarısızlıkla sonuçlanması da aslında süpriz değil.

Bir yandan da başarızılığın faturasını karmaşık diyerek teknolojiye yükleyenler veya iş modellerinin iyi olmadığından dem vuranlarda var... Haklı olup olmadıkları ayrıca tartışılabilir belki.

Buraya kadar anlatmaya çalıştığım PKI ın kullanılmaması gereken bir teknoloji olduğu değil. Aksine gerekli olduğunu düşünüyorum. Vurgulamaya çalıştığım şey dikkatli adım atılması gerekliliği.

Peki nasıl olmalı şu PKI ?
Umarım bir gün bunu da yazacam dilim ve elim döndüğünce... :)
Devamı

Bilgi Güvenliği ve İstihdam

Yanlış hatırlamıyorsam bir iki sene öncesinde günümüz için IT sektöründe ciddi açık olacağı ve şimdiden eğitime vs. ye önem verip bu açığı kapatmalıyız senaryoları dillendiriliyordu...

Bu öngörü sadece TR için değil aynı zamanda tüm dünya için geçerli olarak görülmüştü aslında... Bu yüzden de Almanya, Kanada gibi ülkelere göçmen olarak yerleşmek istiyorsanız ve IT nin ucundan biraz deneyimiz varsa kıymetli olabiliyordunuz.

Hala böyle mi bilmiyorum ama işte bilgi güvenliği ilgili bazı veriler.

Geçenlerde InformationWeek te bilgi güvenliği sektöründe istihdam ve yatırımlar ile ilgili, 1510 kişinin katıldığı bir çalışma gördüm ve paylaşayım dedim :

Katılımcıların %44 ü yeterli istihdama sahip olmadığını çok ta kritik olmayacak şekilde düşünüyor. Geçen sene bu oran %45 olarak belirlenmiş. Yeterli istihdama sahip olmadığında ısrar eden %21 lik kesimin geçen sene ki oranı ise %20...

500 çalışanlı ve 2 Milyar Dolar lık varlığa sahip olan bir şirketin güvenlik yöneticisi, kurum politikalarına ve standartlarına uygun olacak şekilde sistem bakımını ve devamlılığını sağlayacak istihdam seviyesinin hala yetersiz olduğunu yukarıdaki sonuçları doğrulayarak ifade ediyor. Fakat açıklamasını daha ilginç kılan ise bu açığı kapatmak için sunduğu öneri : daha az hands on yönetim ve gözlem gerektirecek otomasyona doğru kaymak...

Bir yandan da adı çıkmış beşe inmez üçe misali, BÜTÇE sorunları gündemde...

1499 bilgi güvenliği personelinin %16 sı IT bütçesinin %1 inden daha azının kendilerine ayrıldığını belirtmiş. IT bütçesinden %16 ila %20 lik en fazla payı koparabilenlerin oranı ise %4.

Peki hal böyle iken insan faktörünü ortadan kaldıran yaklaşım ne kadar mümkün olacak diye bir soru da aklıma gelmiyor değil.

Varın onu da siz yorumlayın artık :)
Devamı

Cuma, Aralık 09, 2005

3DES te yetmez AES de...

Alman Federal Bilişim Güvenliği Ofisi (BSI), Blackberry kullanımının güvenlik riski yaratacağına dair bir rapor yayımladı...

Sebep ise Blackberry iletişiminin İngiltere üzerinden akması nedeniyle hassas bilgilerin İngilizlerin eline geçme ihtimali. Çünkü kanunlar ingiltere de yetkili kurumların, depolanan verilere ve loglara erişmesine izin veriyor.

Veri depolanmadığına dair cevaplara şüphe ile bakılabilir belki ama işin ilginç tarafı, iletişimde 3DES ve AES gibi veri güvenliğine yönelik şifreleme yöntemlerinin kullanılmasına rağmen bu kararın alınması.

Çünkü Alman Hükümeti hassas bilgilerin korunmasında SINA-VPN (Libelle encryption) metodunu kullanıyor.

Görünen o ki ilerleyen zamanda verinin nereden nereye nasıl gideceği daha fazla önem ve detay kazanacak.

Kaynak: BBHUB
Devamı

Perşembe, Aralık 08, 2005

Bilgi Güvenliği Yatırımları, Getirileri ve Denge...

Bilgi güvenliğine yönelik yatırımlar, gerek özel sektörün gerekse de kamu kurumlarının gündeminde sürekli yer almaya başladı desek sanırım yanlış olmaz.

Neredeyse her sene bu amaçla ciddi sayılabilecek yatırımlar yapılıyor. Fakat bir yandan da ekonomik gelirlerle ilişkili olarak bütçe kısıtlamaları, tasarruf tedbirleri sürekli gündemde.

Sonuçta yatırımın boyutu ve getirileri arasında bir dengenin kurulması gerekiyor.

Dolayısıyla ROI (Return on Investment), NPV (Net Present Value), and IRR
(Internal Rate of Return) gibi kavramlar gündeme gelmeye başlıyor...

Türkiye bu konuda ne kadar bilinçli sorusu bir yana, işte bazı uygulama metodolojilerini ve sonuçları içeren bir dokuman :

?Economic Evaluation of a Company?s Information Security Expenditures?
Devamı

Salı, Aralık 06, 2005

Bilgi Güvenliği Sertifikasyonları

İsimStandardSertifika NumarasıSertifikasyon KuruluşuSüre
İGDAŞ İstanbul Gaz Dağıtım San. ve Tic. A.Ş.BS7799CQ 2184BVQI?
Tübitak Kamu Sertifikasyon MerkeziBS7799GB05/65232SGS14.06.2005
14.06.2008
Siemens Business ServicesBS 7799-2: 2002 GB05/64029??
E-GüvenTS17799?TSE?
TurktrustBS7799GB05/65355SGS?
Türk TraktörISO/IEC 27001IS96691 BSI20.01.2006 20.01.2009
Sermaye Piyasası KuruluISO/IEC 27001BY-001/06TSE

01.06.2006 01.06.2009

Beko ElektronikBS 7799-2:2002GB05/64028SGS

?

E-Kart Elektronik Kart SistemleriISO/IEC 27001:2005192589BVQI

?

Plastikkart Akıllıkart İletişim Sistemleri San. A.Ş.ISO/IEC 27001:2005BY-005/06TSE

10. 07.2006 10.07.2009


Eğer yukarıdaki listede eksik olan bilgilerden birini tamamlamak istiyorsanız, veya listede bulunmayan bir kurum veya kuruluşu eklemek istiyorsanız, lütfen bu sayfaya yorum yazınız. Sayfa içeriği kontrol edilerek buna göre güncellenecektir.

Devamı

Pazartesi, Aralık 05, 2005

CIA de GoogleMaps'den yararlanacak!

Geçen hafta yayınlanan bir habere göre CIA, topluma açık bilgilerden istihbarat amacıyla yararlanmak için bir organizasyon kurmuş.

Open Source Center ismiyle anılacak olan bu merkez, Internet, ticari veritabanları, periyodik yayınlar, radyo, video, haritalar ve diğer basılı kaynaklar üzerinden bilgi edinip bunları ülke çıkarları doğrultusunda kullanacak.

Klasik kaynakları daha önce kullanmakta olan, dünya çapında dinleme operasyonlarına sahip organizasyonun, sokaktaki insanın erişebileceği bilgilerden ne gibi sonuçlar çıkartabileceği merakla bekleniyor.
Devamı

Cuma, Aralık 02, 2005

Bilgi Varlıklarının Sınıflandırılması ve Kontrolü

Bilgi güvenliği yönetimi sistemlerinin gerek şartlarından birisi bilgi varlıklarının uygun biçimde sınıflandırılması ve etkietlenmesi. ISO 27001 normlarına göre bilgi varlığı envanteri oluşturmak kolay bir iş değil, bu envanteri uygun biçimde yönetmek ve çalışanların her bir bilgi varlığına, niteliğine uygun davranmasını güvence altına almak için etiketlemek ise kavramsal ve taktik bir takım kararları doğru almayı gerektiriyor.

Öncelikle kurulacak olan sınıflandırma yapısının basit, anlaşılır ve küçük bir sınıflandırma modeli oluşturuyor olması gerek. Bilgi varlıklarını güvenlik açısından ne kadar fazla kategoriye bölersek, çalışanların bu sistematiği algılayıp buna göre davranması da aynı ölçüde zorlaşıyor. O nedenle, sınıflandırmada kullanılan kategori adedinin ihtiyacı karşılyacak kadar fazla ama kafa karıştırmayacak kadar az olması gerek. Örneğin, basit ve kapsamlı bir kategorizasyon için üçlü bir sınıflandırma önerilebilir:

GİZLİ: Bu bilgi varlıklarına erişim sıkı olarak korunmalı ve sadece erişim için belirli bir iş ihtiyacı için erişmesi gerekenlere sağlanmalıdır. Bilgi varlığının paylaşılması bilgi varlığı sahibinin onayına bağlıdır. Şirket dışı ile yapılan paylaşımlarda ise ayrıca bir gizlilik sözleşmesi imzalanmasına ihtiyaç vardır. Örneğin, çalışanların performans değerlendirmeleri ve yeni ürün geliştirme planları bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu kategorideki bilgi varlıklarının uygun biçimde etiketlenmesi şarttır.

İÇ KULLANIM:Bu bilgi varlığının şirket dışı ile paylaşımı arada bir bilgi güvenliği sözleşmesine bağlıdır. Ancak bilgi varlığının sızmasının çok ciddi hasar vermesi beklenmez ve şirket çalışanlarının erişim ve kullanıma açık bilgilerdir. Örneğin, şirketin dahili telefon defteri, çalışanların iş takvimleri bu kapsamda değerlendirilebilir. Bir bilgi varlığının hangi kategoriye girdiği anlaşılamadığı zamanlarda bu kategoride olduğu kabul edilir. Bu nedenle, bu kategorideki bilgi varlıklarının etiketlenmesine ihtiyaç yoktur.

GENEL KULLANIM:Bu bilgi varlığının şirket dışında genel kullanıma açılması için kuruluşun niteliğine göre Pazarlama, Halkla İlişkiler, Yatırımcı İlişkileri veya Kurumsal İletişim bölümlerinde kamusal dağıtım için onaylanması gereklidir. Örneğin, pazarlama broşürleri ve basın açıklamaları bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu kategorideki bilgi varlıklarının uygun biçimde etiketlenmesi gereklidir.

Eğer üçlü kategorizasyonun yeterli olmadığı düşünülürse, istenen bir kategorinin, örneğin ?Gizli? kategorisinin ikiye bölünmesi ve Gizli bilgilerle daha yüksek gizlilik taşıyan ?ticari sır ?niteliğindeki bilgilerin ayrı bir kategoriye ayırılması düşünülebilir. Ancak kategori adedi arttıkça uygulamanın zorlaşacağı unutulmamalıdır. Bu nedenle, eğer daha yüksek bir güvenlik disiplini sağlanmak isteniyorsa, kategorizasyon sayısını artırmak yerine azaltmak önerilebilir. Böylece, çalışanlardan, sadece genel kullanıma açık olarak belirlenmiş bilgi varlıklarını paylaşmaları, kalan diğer bütün bilgiler için bilgi varlığı sahibinden izin alınması istenmiş olur. Kuruluşun güvenlik açısından durumuna göre bu kural tersine de işletilebilir ve sadece gizli bilgilerin etiketlenmesi yoluna da gidilebilir. Bu daha çok kuruluşun sahip olduğu ilişkili risklerine ve uygulamak istediği güvenlik seviyesine bağlıdır.

Bilgi varlıklarını sınıflandırmak ve buna göre etiketlemek, bu varlıkların uygun kullanımı için gerekli olsa da, tek başına yeterli değildir. Çalışanlara ayrıca her bir kategorideki bilgi varlığı ile kullanım sırasında ne gibi işlemlerin yapılabileceğini tarif edip, rehberlik etmek te gereklidir.














İşlemGİZLİİÇ KULLANIMGENEL KULLANIM
Sabit Ortamlarda DepolamaKriptolama veya Fiziksel Erişim KontrolüKriptolama OpsiyonelKriptolama tavsiye edilmez
Taşınabilir Ortamlarda DepolmaKriptolamaKriptolama OpsiyonelKriptolama tavsiye edilmez
Kopyalamaİş Sahibi OnayıSınırlama YokSınırlama Yok
FaksŞifre Korumalı Alıcı Posta Kutusu veya Takip Edilen GönderiSınırlama YokSınırlama Yok
Internet Üzerinden GönderimKriptolamaKriptolama OpsiyonelKriptolama tavsiye edilmez
İmhaFiziksel İmhaNormal Çöp Normal Çöp
Üçüncü Taraflarla Paylaşımİş Sahibi Onayı ve Gizlilik SözleşmesiGizlilik Sözleşmesi GerekirSınırlama Yok
Elektronik Ortam Etiketleme Kuralıİç ve Dış EtiketlerEtiket GerektirmezÜretilme Tarihi ve Sınıflandırma
Kağıt Ortamı Etiketleme KuralıEğer Cilti Değilse Her Sayfaya Etiketleme
Ön ve Arka Kapakları ve Kapak Sayfası
Etiket GerektirmezÜretilme Tarihi ve Sınıflandırma
İç ve Dış Postada Paketlemeİki Zarflı Gönderim ve İç Zarfta Etiketlemeİşaretsiz Tek Zarfİşaretsiz Tek Zarf
Erişim Hakları Verilmesiİş Sahibi TarafındanYerel YöneticiSınırlama Yok
Yapılan İşlemlerin KaydıZorunlu DeğildirÖnerilmezÖnerilmez
Devamı

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Sertifikasyonları